| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

hayata dair herşey.. elimizden geldikçe paylaşacağız...

6 "bilim ve teknoloji" etiketi kullanan gönderi "bilim ve teknoloji" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar
 

Türk dahiden dünyayı sarsacak buluş

Bilkent Üniversitesi doktora öğrencisi Bayram Bütün, organik kimya ve nanoteknoloji kullanarak yeni nesil görüntüleme sistemlerinde kullanılabilecek geleceğin teknolojisini üretti.
Dünya optoelektronik teknolojisinde yeni bir çığır açması beklenen teknoloji ile yeni nesil DVD, LCD, cep telefonu ekranı, dijital fotoğraf makinesi gibi görüntü cihazlarında ve sağlıkta kullanılan görüntüleme teknolojilerinde milyonlarca renk çok daha ucuza ve yüksek kaliteyle elde edilebilir hale geldi.

 

Üniversitenin Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü doktora öğrencisi Bayram Bütün, Avrupa Birliği 6. Çerçeve Programları kapsamında olan ve TÜBİTAK tarafından da desteklenen nanoteknoloji çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Doktora çalışmalarını Descartes ödüllü bilim adamı, Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Ekmel Özbay'ın danışmanlığında Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi'nde (NANOTAM) sürdürdüğünü kaydeden Bütün, çalışmalarının özellikle kolay erişilebilir ve işe yarar nanoteknoloji geliştirmek üzerine odaklandığını belirtti.

Bayram Bütün, yeni geliştirdikleri nanoboyutlarda ışık kaynakları üzerine yaptıkları çalışmaları ile ilgili şu bilgileri verdi:

“Geleneksel olarak lazerlerin ve LED'lerin çalışma dalga boyları bu ışık kaynaklarının yapıldığı malzeme olan yarı-iletkenlerin özellikleri ile sınırlıdır. Bu nedenle her farklı renkte çalışacak olan lazer için farklı bir yarı iletken kullanmak gerekir. Bu da farklı renklerde çalışması gereken lazerlerin maliyetlerinin çok yükselmesine neden olur. Farklı renk elde etmenin en ucuz yolu ışık yayan sentetik organik polimerler kullanmaktır. Ama bu malzemelerden elektrik akımı çok zor geçtiği için yüksek kalitede ışık kaynağı yapmak mümkün değildir.”

Bütün, NANOTAM'da Prof. Dr. Özbay başkanlığında yürüttüğü çalışması ile sentetik polimerler kullanarak nanoteknoloji temelli yüksek kalitede ışık kaynağı üreten organik lazer teknolojisini geliştirdiğini ifade ederek, “Bu teknoloji ile çok daha ucuza görüntü cihazı yapmanın yolu açıldı” diye konuştu.


İSTENEN RENKLERDE NANO IŞIK KAYNAKLARI


Prof. Dr. Ekmel Özbay ise kansız ameliyatlarda, lazerle yara iyileştirmede, böbrek taşı tedavisinde, göz tedavilerinde, dişçilikte ve benzeri sağlık alanlarında, yüksek çözünürlüklü projeksiyon ekranlarında, DVD'lerde, lazer tabanlı reklam panolarında, LCD ekranlarda, cep telefonu ekranlarında dijital fotoğraf makinlerinde, MP3 oynatıcılarda, hologramlarda ve diğer pek çok uygulamalarda farklı renklere sahip çok daha ekonomik lazerlere ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.

Hem düşük maliyetli hem de farklı renklerde lazer yapabilmek için Bütün'ün ve projede görev alan diğer NANOTAM araştırmacılarının nanoteknoloji kullanarak yüksek performanslı LED'leri (Işık yayan diyot) ve sentetik organik polimerleri biraraya getirdiğini anlatan Özbay, “Bu sayede, LED'lerin elektriksel üstünlüklerini, organik malzemenin ucuzluk, seçenek çokluğu ve optik üstünlüğüyle birleştirerek istenen renklerde çalışan nanometre boyutlarında nanoışık kaynakları yapma başarısı gösterildi” dedi.

Bütün'ün yeni çalışmalarını değişik yapılarda lazer konfigürasyonları üzerine ve değişik organik polimerler kullanarak devam ettirdiğini söyleyen Özbay, şunları kaydetti:

“Bu çalışmamız merkezimizde kurduğumuz bilimsel altyapıyla en başından en son aşamasına kadar kendi kendimize gerçekleştirdiğimiz çalışmadır. Bu nedenle Bilkent NANOTAM'da geliştirdiğimiz bu nanoteknoloji için rahatlıkla 'Made in Turkey' diyebiliyoruz. Bu nanoışık kaynağı hem günümüzde, hem gelecekte bir çok uygulamada kullanılabilecek özelliklere sahip üstün özelliklere sahiptir.”

Özbay, Bütün'ün çalışmasının “Nanotechnology” dergisinin Nisan 2008 sayısında yayımlandığını da bildirdi.
Hürriyet

Etiket :bilim ve teknoloji , haber
sahra
22 Ağustos 2008
05:03
Yorumlar :0
 
 
 
 

Beyin gücüyle çalışan oyunlar yolda

Bilgisayar oyunu düşkünleri yakında sanal ortamda duygu ve düşünce yoluyla da oyun oynayabilecek.
Bilgisayar oyunlarını daha da gerçek kılmaya aday olan ürünse özel bir başlık. ABD-Avustralya ortak şirketi Emotiv’in ürünü olan bu başlık, beyindeki elektriksel faaliyetleri yakalayıp kablosuz bağlantı yoluyla bilgisayara gönderiyor. Böylece oyunu oynayan kişi, sanal ortamda kontrol ya da kumanda çubuğu olmaksızın doğal ve sezgisel olarak hareket edebiliyor.
İnsan beyni yaklaşık 100 milyar sinir hücresi ya da nörondan oluşuyor; bunlar sinirsel uyarıları elektrik yoluyla ya da kimyasal olarak iletiyor.

Başlık, sinirsel faaliyetleri okumak için elektroensefalografi ya da EEG adı verilen bir yöntem kullanıyor.

Halk arasında beyin elektrosu çekme diye de adlandırılan ve yaklaşık 100 yıldır kullanılan bu yöntemle beynin bir çok çalışma bozukluğu tespit edilebiliyor.

Başlık temel olarak beyin dalgalarını okuyup bunları bilgisayar oyununu yönetecek komutlara çeviriyor.

Emotiv şirketinin Genel Müdürü Tan Le, bu başlığın oyunlardaki sanal karakterlerin duygusal tepkilerini daha gerçekçi yapacağı görüşünde.

Bu yöntemin yeni olmadığını söyleyen Le, herkesin kullanabileceği şekilde ve oyun oynamak için ilk defa piyasaya sürüldüğünü ifade ediyor.

Epoc adı verilen teknoloji sayesinde bir çok yüz mimiğini yapmak mümkün.

Örneğin oyuncu gülümsediğinde, göz kırptığında ya da yüzünü ekşittiğinde başlık bu mimikleri algılayıp oyundaki karakterin yüzüne aktarabiliyor.

Ya da oyunda bir başka karakteri öldürdüğünüzde güler ya da mutlu olursanız, sanal karakteriniz sizi duyarsızlıkla suçlayabiliyor.

Bu mimikler ya da eylemlerin sayısının 30’u aştığı belirtiliyor.

Oyunculara sadece düşünce gücüyle sanal ortamda eşyaları hareket ettirebilmek düşüyor.

299 dolara satın alınabilecek bu aygıt, hareketleri algılamak için bir jiroskoba ve bilgisayara takılı USB ile bağlantı kurmasını sağlayacak kablosuz iletişim teknolojisine sahip.
Etiket :bilim ve teknoloji , haber
sahra
22 Ağustos 2008
05:02
Yorumlar :0
 
 
 
 

Dünyayı kurtaracak aracın tasarımı hazır

Merkezi Pasadena’da bulunan ve amacı uzay çalışmalarını desteklemek olan sivil toplum örgütü The Planetery Society tarafından geçen yıl açılan 50 bin dolarlık “Apophis Mission Tasarım Yarışması”nı SpaceWork Mühendislik şirketi kazandı.
Apophis’i 300 gün süreyle izleyecek projeyle Dünya’ya 2029’da yaklaşacak ve 2036’da az da olsa çarpma olasılığı bulunan 300 metre çapındaki göktaşının yörüngesi kesin olarak belirlenecek ve Dünya’ya çarpıp çarpmayacağı anlaşılacak.

Tasarım yarışmasını açan Planetary Society Başkanı Dan Geraci, Apophis’in bir bilim kurgu hikayesi ya da kapalı gişe oynayan bir Hollywood yapımı değil, bir gerçek olduğunu belirterek, “Göktaşının etiketleneceği elektronik izleme sayesinde, şimdi, 2017, 2029 ve 2036 arasındaki zaman diliminde uzun vadede odaklanma olanağı bulabileceğiz. Bu sayede çarpma riskine en iyi şekilde hazırlanma ve bir plan oluşturma imkanı elde edebileceğiz” diye konuştu.

Apophis’in Dünya’ya çarpıp çarpmayacağını anlayabilmek için doğru bir izleme ve eğer gerekiyorsa yörüngesini değiştirmek için bir yöntem bulmak gerekiyor.

Yarışma kurallarına göre, göktaşını elektronik olarak izlemeyi öngören tasarımın, 2017’ye dek göktaşının yörüngesini değiştirmek için insanlı bir sefer düzenlenmesinin gerekli olup olmadığı bilgisini en kısa sürede sağlaması gerekiyor.
 

MISIR KÖTÜLÜK TANRISI APOPHİS
Adını Mısır mitolojisindeki kötülük tanrısı Apophis’den alan ve Haziran 2005’te keşfedildikten sonra incelemeye alınan Apophis’in, Dünya’ya çarpması durumunda, 1945’de Hiroşima’ya atılan atom bombasından 100 bin kat daha fazla bir güç yaratacağı tahmin ediliyor.

Bu etkinin binlerce kilometrekarelik bir alan üzerinde yaşayan tüm canlıları etkileyeceğini söyleyen bilim adamları, çarpışmayla atmosfere yayılacak toz bulutunun tüm dünyayı kaplayabileceğini belirtiyorlar.

NASA, bu çarpmanın yönünü değiştirmenin ve göktaşından korunma stratejisinin planlama, deneme ve uygulama aşamalarının yıllar alacağını ifade ederek, bir an önce çalışmalara başlanmasının şart olduğunu açıklamıştı.

NASA’nın geçen yıl, saatte 48 bin kilometre hızla yol alan ve 2029’da Dünya için olası tehdit olarak tanımlanan “Apophis” adlı göktaşına astronot indirmeyi planladığı bildirilmişti.

Space.com internet sitesindeki habere göre, plan konusunda son derece ciddi olan NASA yetkililerinden, Houston’daki Johnson Uzay Merkezi’nden Chris McKay, insanlığın asteroid sorununun çözüldüğünü görmek istediğini belirtmiş, “Oraya astronot göndermek ve asteroidin yönünü değiştirebilmek, bilimsel açıdan olduğu kadar insanlığın neler yapabileceğini göstermek açısından da çok değerli olur” demişti.

Bilim adamları, Dünya için tehdit yaratan göktaşlarını nükleer başlıklı silahla vurarak, aynı rotada binlerce küçük cisim oluşmasına yol açacağından, göktaşının hafifçe yönünün değiştirilmeye çalışılmasının en iyi yaklaşım olduğunu düşünüyorlar.

Uzmanlar, küçük bir otomobilin itme gücünün 1 milyar ton ağırlığında bir göktaşını yalnızca 75 günde güvenli bir rotaya çevirmeye yetebileceğini belirtiyorlar.

Bu konuda bir başka yaklaşım da Amerikalı aktör Bruce Willis’in Hollywood yapımı Aramgeddon filminde Dünya’yı felaketten kurtardığı gibi, göktaşının üzerine delici bir makine indirerek, asteroidi başka yöne itebilmeye yetecek materyalin gökcisminden çıkmasını sağlamak.
Etiket :bilim ve teknoloji , haber
sahra
22 Ağustos 2008
04:56
Yorumlar :0
 
 
 
 

Cepte Numara Taşıma Başladı

Cepte Numara Taşıma Başladı

Avea, 3 operatörün katılımıyla gerçekleşen test çalışmalarında ilk numaranın operatörler arasında başarıyla taşındığını bildirdi.
Avea'dan yapılan yazılı açıklamada, abonelerin numaralarını başındaki kodu ile birlikte tercih ettikleri operatöre taşıyabilmeleri anlamına gelen numara taşınabilirliğinin etkin bir şekilde uygulanması konusunda Avea'nın, çalışmalarına devam ettiği belirtildi.

Bu doğrultuda 3 operatörün katılımıyla gerçekleşen test çalışmalarında ilk numaranın operatörler arasında başarıyla taşındığı bildirildi.

Avea Regülasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Anık, değerlendirmesinde, yaptıkları testlerin, altyapıları ve merkezi veri tabanı sayesinde taşıma sürecinin başlayacağı 9 Kasım 2008 itibariyle abonelerinin, sorun yaşamadan işlemlerini sağlıklı bir şekilde yaptırabileceğini gösterdiğini kaydetti.

Açıklamada, numara taşınabilirliğinin hayata geçtiği andan itibaren abonelerin 5 aşamalı bir süreçten geçeceği ifade edildi.
Etiket :bilim ve teknoloji , haber
sahra
22 Ağustos 2008
04:55
Yorumlar :0
 
 
 
 

IBM, Bilgisayar Çağını Başlatıyor

IBM, Bilgisayar Çağını Başlatıyor

IBM'nin, önümüzdeki 5 yılda hayata geçirmeyi düşündüğü inovatif çalışmalar kapsamında akıllı otomobiller için yazılım geliştireceği bildirildi.
IBM'den yapılan yazılı açıklamada, söz konusu yazılımın trafikteki araçların birbirleriyle iletişim kurmasını mümkün kılarak, buzlanma ve hız limiti aşımı gibi kazaya neden olan koşulları engelleyeceği belirtildi.

Sensör, GPS ve uydu alıcısı teknolojilerini yenileyerek araçların birbirini tanımasını ve sürücülerin ''keyifle'' kullanmasını sağlayacak sistemin, trafik sıkışıklığını azaltarak, hız kontrolü ve şerit ihlali gibi sorunlara son vereceği ifade edildi.

Açıklamada, şu anda kullanılan GPS, sensör ve uydu alıcı sitemlerinin Stockholm'da iş saatlerindeki trafik sıkışıklığını yüzde 20 azaltırken, Singapur'daki araçların yüzde 90 akıcılıkla ilerlemesini sağladığı kaydedildi.

-YİYECEKLERİN DE PASAPORTU OLACAK-

IBM'nin, önümüzdeki 5 yılda hayata geçirmeyi düşündüğü inovatif çalışmalar kapsamında yiyecekler için de bir dijital pasaport yazılımı tasarlayacağı bildirildi.

Tüketicinin, ''Dijital Yiyecek Pasaportu'' programıyla besinlerin nereden geldiği, hangi şartlarda yetiştirildiği, ne zaman dalından koparıldığı ve kaç kalori olduğu gibi bilgilere ulaşarak daha bilinçli besleneceği belirtildi.

İkinci kuşak barkodlar, RFID teknolojisi, özelleştirilmiş sensörler kullanılarak çalıştırılacak yazılımın, barkodlara kodlanacak bilgilerle yiyeceklerin dalından market rafına gelene kadar geçirdiği evreleri ve maruz kaldığı doğa şartlarını göstereceği kaydedildi.

-AKILLI ELEKTRİK SAYAÇLARI-

IBM, önümüzdeki 5 yılda hayata geçirmeyi düşündüğü inovatif çalışmalar kapsamında akıllı elektrik sayaçları üretilmesi için de yazılım geliştiriyor.

IBM'nin, Houston CenterPoint Energy şirketiyle birlikte üreteceği internet erişimli akıllı elektrik sayacı yazılımıyla ev aletlerinin enerji tasarrufu yapmasının yanı sıra, küresel ısınmanın engellenmesi gibi güncel konulara destek verilmesi de sağlanacak.

Tüketicilerin, akıllı sayaçtan e-posta adreslerine ve cep telefonlarına gelen mesajla, klimanın ''Evde kimse yok, boşuna enerji harcıyorum. Beni kapatır mısın'' ya da su ısıtıcısının ''Çok enerji harcıyorum!'' gibi uyarılarını alarak, elektrikli ev aletlerini uzaktan erişimle kapatabileceği belirtildi.

Kullanıcıların, enerji tasarrufu sağlayacak yazılım sayesinde doğayı kirletme oranını ve fatura bilgilerini de öğrenebileceği bildirildi.
Etiket :bilim ve teknoloji , haber
sahra
22 Ağustos 2008
04:54
Yorumlar :0
 
 
 
 

iPod'lar Yangın Çıkarıyor

iPod'lar Yangın Çıkarıyor
Japonya'da, bataryalardan kaynaklandığı sanılan aşırı ısınma sonucu bazı iPod Nano müzik çalarlar yandı.
Ticaret Bakanlığı, Apple'ın ürettiği iPod Nano müzik çalarlarda aşırı ısınma sonucu üç yangın vakasına rastlandığını, aşırı ısınmanın bataryadaki bir kusurdan kaynaklanmış olabileceğini açıkladı.

Bu vakalarda yaralanan olmadığı, ancak hükümetin Apple firmasının diğer iki vakaya karışan insanlarda küçük yanıkların meydana geldiğini açıkladığı belirtildi.

Ticaret Bakanlığı, aşırı ısınan iPod Nano müzik çalarların Japonya'da Eylül 2005 ve Eylül 2006 arasında satıldığını bildirdi.

Bakanlıktan bir yetkili, ürün güvenliğinde uzman yarı resmi bir kurumun, Apple ile birlikte vakaların sebebini inceleyeceğini, Apple'ın kamunun bilinçlenmesi için bazı önlemler almasının uygun olacağını belirtti.

(AA)
Etiket :bilim ve teknoloji , haber
sahra
22 Ağustos 2008
04:52
Yorumlar :0
 
 
 
 
 

Zirve100