Dünya ile savaşıyoruz haberiniz yok!
Asırlardır süre gelen çetin bir mücadele. Bazen güldürür, kimi zaman ağlatır, belki merak uyandırır, çoğu kez uykudan uyandırır.
Türk milletinin böylesine çeşitli manevi değerleri nasıl yaşadığını, göğüs gerdiğini, imkansızı nasıl da bertaraf ettiğini bir günümüzde
bir şekilde günü gününe yaşatmaya devam ediyoruz. Orta Asyadan yola çıkarak günümüz Türkiye'sine gelene kadar kurduğumuz on beş devleti yıkıp
on altıncı devleti şaheser gibi dünya haritasına koyduk. Kendi kurduğumuz bu on beş devleti bir başkaları yıkmadı, biz kendi ellerimizle yıktık. Her
ne olursa olsun on altıncı devletimizi kurmayı başarmışsakda temellerde yine ufak tefek çatlaklar görür gibiyiz.
Bizler.. Çılgın dediğimiz Türkler.. Çin'de esir alındıktan sonra kurtulmak için bir milyon nüfuslu Çin sarayını basmaya kalkan sayıları
yüz civarındaki çılgın Türkler.. Ne kadar övünsek ve az olsada, ne kadar anlatıp keyiflensekde, ne kadar duygulanıp tüylerimizin diken diken olduğunu
hissetsekte birşeylerin eksikliği hala var. Eskiden beridir gelen eksiklikler hala kendilerini hissettirmeye devam ediyorlar. Ağırbaşlı, ileri görüşlü,
keskin zekalı, emir hazmedemeyen, bağımlı olmayan, kendi halkının bağımsızlığı için ölmeye dünden razı olan, hırçın, yiğit, mert, vasfi özellikleri
son haddine kadar dayanmış insanlar Türkler. At üstünde ok ve yayı en iyi kullanan millet, coca cola kutularının içine demir para değilde, o parayla
birebir örtüşecek şekilde buz makinası yapıp içeceği bedavaya getiren nadide millet. Örnekler, destanlar, kahramanlıklar, masallar, rivayetler dünyası Türkiye..
Kısa bir süre önce içimizi rahatlatan bir operasyona şahit olduk. Savaş uçaklarıyla gece nokta atışı yapabilen dört, bilemedin beş devletten
biriyiz. Aslında şahsım olarak en zeki pilotlara sahip olduğumuzu düşünerek, en iyi nokta atışı yapabilen devlet olduğumuzu düşünmüyorum, biliyorum.
Ama yinede her zaman olduğu gibi iyi niyetimi bir kenara atmayıp, diğer devletleri de sıralamaya üstü kapalı pozisyonda koymak istedim. Evet dedik ki
işte operasyon. İşte akan kanlarımızın intikamı. Rahat uyu şehidim dedik. Amerika komutanı geldi ``Sizde bu teknoloji yokken, gece nokta atışını
nasıl yapabildiniz?`` diye sordu ve ``Siz tarihte yokken, biz gemileri karada yüzdürüyorduk efendi.`` diye cevap vermedik, tersledik. Dağlara yapılan
acil yardım hastanelerini, elektrik santrallerini ve daha birçok betonarme yapılarını, yapılamaz hale getirdik. Uzun bir zaman önce dendi ki, 250.000
asker ile sınır ötesi operasyona gidiyoruz. Az önce yukarda bahsettiğim Türklük vasfından uzak kendini uyanık sanan sivri insanlar çıkıp dediler ki
``Haber vermeden yapacaksın bu işi``. Bu tip söylemler ağızlardan kulaklara, kulaklardan ağızlara yayıldı. Yayıldıkça yayıldı. Bre! Efendi.. Madem o
kadar iyi biliyordun bu işi neden orduda değilsin? Halk içinde birçok insan ``Ben televizyon izlemem.`` der. Bre! Efendi.. Yaptığın bütün yorumlar
televizyondaki haberleri izlediğe işaret ediyor. Yani sen televizyon izlememeyi marifet mi sanıyorsun? Sözde protesto mu ediyorsun? Sana ``Sağdan soldan
duyduğun hikayeleri bize anlatma.`` denildiği zaman, ``Hayır efendim ben biliyorum.`` demesini çok iyi bilirsin. Ama sen nesin? Sadece bir halk. Ordu
mensubu musun? Olsan konuşamazsın. Araştırma mensubu musun? Yine konuşamazsın. Aklı başında bir insanın bu tip basit yorumları yapmasına mümkün yok.
Peki neden bilmeyen bilir kişi edasıyla geziniyorsun? Konuşmayı dert edinmişsin sadece değil mi? Türkiye'yi sanmayın ki sadece PKK bölmeye çalışıyor.
Birinci ve ikinci dünya devletlerini sayarsak en az 15 dünya devletiyle aynı anda savaş halinde Türkiye. 2000 yıldır savaşıyor bu devlet. Uzak doğu
ülkeleri dediklerimiz sanki ense traşımız olmuşlar. Tepemizde Orta Asya'yı kaplamış bir Osmanlı ezeli rakibi. Dibimizde 50 yıldır afkuran köpekler
ve inleyen çakallar. Sağımızda adalara susamış kan emiciler. Solumuzca soy kırıcılar. Biraz kafayı kaldırıp Batı tarafına bakarsak orada 5-6 sırtlanın
sinsice birleşip fısıldadıklarını görebiliyoruz. Allah'ın yarattığı herşeyin bir nedeni vardır. Yukarda bahsettiğim düşmanlarımıza, Allah'ın yarattığı
hayvanları benzetmem, hala iyi niyetimin bir parçasıdır. İşte bu bahsettiğim devletlet, asırlar boyu biz Türklere değil de, bir başka devlete saldırmış
olsalardı, asırlardan değilde tarihin küçük bir ayrıntısından bahsederdik. Çünkü hiçbir ulus dünya ile 2000 yıl savaşacak kadar zeki, kutsal, güçlü, büyük
değildir.
Yazdık, çizdik.. Peki ama kimler bunların farkında? Yeni jenerasyon dediklerimiz bunların farkında mı? Analar, babalar.. Sadece dünyaya evlat
getirmekle hallolsaydı bu işler, Çin şuanda dünyayı yönetiyor olurdu. Eğitmiyoruz, eğitim lazım dedik. Sürekli dile getiriyoruz ama ufak bir zaman diliminde
kaybolup gidiveriyor akıllardan. En azından bir gününüzü nasıl geçirdiğimizi sorgulayacak olursak, biraz daha ``fark`` teriminin farkına varmış olabileceğiz.
Ama bunu bile yapmıyoruz artık. Kolay, kısa, ucuz yollardan düze çıkmayı alışkanlık haline getirmişiz birçok güncel konuda. Türk tarihinin gelmiş geçmiş
en büyük liderlerimizden birinin bu konuda tarihi bir keşfi vardır. Bizanslıların zevk-i sefa icra ettikleri yerlere baskın yapa yapa, bize de onlardan
tembellik ve zevk düşkünlüğü geçti. Ne der mehter marşımızda? Gâfil ne bilir neş’ve-i pür-şevk-i vegâyı, Meydân-ı celâdetteki envar-ı sefâyı, Merdân-ı gazâ
aşk ile tekbir tekbirler alınca, Titretti yine, rû-yı zemin arş-ı semâyı.
Bu vatan bayrağını bulmak için ne kanlar döküp, marşını yazmak için ne canlar verdi. Şehitler ölmez, vatan bölünmez dendi. Atalarımız için ne
yaptık? Günü gününe onları anmak, onlar adına saygı duruşunda durmak, onları hatırlamak, şiirler okumak yetti mi? Onların bundan memnun olduğuna emin misiniz?
En azından onları düşünerek cihad yolunda ne yaptınız, ey vatanına, milletine, devletine dil uzatanlar? Madem bu işi çok iyi biliyordunuz, neden çıkıp da
yönetmiyorsunuz? Siyaset yapın, hodri meydan denildiğinde kaçacak delik ararsınız. Birçoğunuz şucuyum bucuyum der. Tanımınızı vatan millet kurtulacak
bazında yaparsınız. Ama hepiniz bölünmüşsünüz. Sizi bölenler, zamanında operasyon yapılamadı dediğiniz o insanların arkasında olanlardır. Sizi uyaranlara
ise faşist, asıl bölücü, gerici diye hitap etmeniz ise şaşkınlık verici. En azından kendinize ve atalarınıza saygınız yoksa, gerçekten sizler için dünyada
iken ölümü kabullenen, ailesinden, eşinden, evlatlarından vazgeçen o insanlara saygı duyun. Dünya ile savaşıyoruz, haberiniz yok..
Türk milletinin böylesine çeşitli manevi değerleri nasıl yaşadığını, göğüs gerdiğini, imkansızı nasıl da bertaraf ettiğini bir günümüzde
bir şekilde günü gününe yaşatmaya devam ediyoruz. Orta Asyadan yola çıkarak günümüz Türkiye'sine gelene kadar kurduğumuz on beş devleti yıkıp
on altıncı devleti şaheser gibi dünya haritasına koyduk. Kendi kurduğumuz bu on beş devleti bir başkaları yıkmadı, biz kendi ellerimizle yıktık. Her
ne olursa olsun on altıncı devletimizi kurmayı başarmışsakda temellerde yine ufak tefek çatlaklar görür gibiyiz.
Bizler.. Çılgın dediğimiz Türkler.. Çin'de esir alındıktan sonra kurtulmak için bir milyon nüfuslu Çin sarayını basmaya kalkan sayıları
yüz civarındaki çılgın Türkler.. Ne kadar övünsek ve az olsada, ne kadar anlatıp keyiflensekde, ne kadar duygulanıp tüylerimizin diken diken olduğunu
hissetsekte birşeylerin eksikliği hala var. Eskiden beridir gelen eksiklikler hala kendilerini hissettirmeye devam ediyorlar. Ağırbaşlı, ileri görüşlü,
keskin zekalı, emir hazmedemeyen, bağımlı olmayan, kendi halkının bağımsızlığı için ölmeye dünden razı olan, hırçın, yiğit, mert, vasfi özellikleri
son haddine kadar dayanmış insanlar Türkler. At üstünde ok ve yayı en iyi kullanan millet, coca cola kutularının içine demir para değilde, o parayla
birebir örtüşecek şekilde buz makinası yapıp içeceği bedavaya getiren nadide millet. Örnekler, destanlar, kahramanlıklar, masallar, rivayetler dünyası Türkiye..
Kısa bir süre önce içimizi rahatlatan bir operasyona şahit olduk. Savaş uçaklarıyla gece nokta atışı yapabilen dört, bilemedin beş devletten
biriyiz. Aslında şahsım olarak en zeki pilotlara sahip olduğumuzu düşünerek, en iyi nokta atışı yapabilen devlet olduğumuzu düşünmüyorum, biliyorum.
Ama yinede her zaman olduğu gibi iyi niyetimi bir kenara atmayıp, diğer devletleri de sıralamaya üstü kapalı pozisyonda koymak istedim. Evet dedik ki
işte operasyon. İşte akan kanlarımızın intikamı. Rahat uyu şehidim dedik. Amerika komutanı geldi ``Sizde bu teknoloji yokken, gece nokta atışını
nasıl yapabildiniz?`` diye sordu ve ``Siz tarihte yokken, biz gemileri karada yüzdürüyorduk efendi.`` diye cevap vermedik, tersledik. Dağlara yapılan
acil yardım hastanelerini, elektrik santrallerini ve daha birçok betonarme yapılarını, yapılamaz hale getirdik. Uzun bir zaman önce dendi ki, 250.000
asker ile sınır ötesi operasyona gidiyoruz. Az önce yukarda bahsettiğim Türklük vasfından uzak kendini uyanık sanan sivri insanlar çıkıp dediler ki
``Haber vermeden yapacaksın bu işi``. Bu tip söylemler ağızlardan kulaklara, kulaklardan ağızlara yayıldı. Yayıldıkça yayıldı. Bre! Efendi.. Madem o
kadar iyi biliyordun bu işi neden orduda değilsin? Halk içinde birçok insan ``Ben televizyon izlemem.`` der. Bre! Efendi.. Yaptığın bütün yorumlar
televizyondaki haberleri izlediğe işaret ediyor. Yani sen televizyon izlememeyi marifet mi sanıyorsun? Sözde protesto mu ediyorsun? Sana ``Sağdan soldan
duyduğun hikayeleri bize anlatma.`` denildiği zaman, ``Hayır efendim ben biliyorum.`` demesini çok iyi bilirsin. Ama sen nesin? Sadece bir halk. Ordu
mensubu musun? Olsan konuşamazsın. Araştırma mensubu musun? Yine konuşamazsın. Aklı başında bir insanın bu tip basit yorumları yapmasına mümkün yok.
Peki neden bilmeyen bilir kişi edasıyla geziniyorsun? Konuşmayı dert edinmişsin sadece değil mi? Türkiye'yi sanmayın ki sadece PKK bölmeye çalışıyor.
Birinci ve ikinci dünya devletlerini sayarsak en az 15 dünya devletiyle aynı anda savaş halinde Türkiye. 2000 yıldır savaşıyor bu devlet. Uzak doğu
ülkeleri dediklerimiz sanki ense traşımız olmuşlar. Tepemizde Orta Asya'yı kaplamış bir Osmanlı ezeli rakibi. Dibimizde 50 yıldır afkuran köpekler
ve inleyen çakallar. Sağımızda adalara susamış kan emiciler. Solumuzca soy kırıcılar. Biraz kafayı kaldırıp Batı tarafına bakarsak orada 5-6 sırtlanın
sinsice birleşip fısıldadıklarını görebiliyoruz. Allah'ın yarattığı herşeyin bir nedeni vardır. Yukarda bahsettiğim düşmanlarımıza, Allah'ın yarattığı
hayvanları benzetmem, hala iyi niyetimin bir parçasıdır. İşte bu bahsettiğim devletlet, asırlar boyu biz Türklere değil de, bir başka devlete saldırmış
olsalardı, asırlardan değilde tarihin küçük bir ayrıntısından bahsederdik. Çünkü hiçbir ulus dünya ile 2000 yıl savaşacak kadar zeki, kutsal, güçlü, büyük
değildir.
Yazdık, çizdik.. Peki ama kimler bunların farkında? Yeni jenerasyon dediklerimiz bunların farkında mı? Analar, babalar.. Sadece dünyaya evlat
getirmekle hallolsaydı bu işler, Çin şuanda dünyayı yönetiyor olurdu. Eğitmiyoruz, eğitim lazım dedik. Sürekli dile getiriyoruz ama ufak bir zaman diliminde
kaybolup gidiveriyor akıllardan. En azından bir gününüzü nasıl geçirdiğimizi sorgulayacak olursak, biraz daha ``fark`` teriminin farkına varmış olabileceğiz.
Ama bunu bile yapmıyoruz artık. Kolay, kısa, ucuz yollardan düze çıkmayı alışkanlık haline getirmişiz birçok güncel konuda. Türk tarihinin gelmiş geçmiş
en büyük liderlerimizden birinin bu konuda tarihi bir keşfi vardır. Bizanslıların zevk-i sefa icra ettikleri yerlere baskın yapa yapa, bize de onlardan
tembellik ve zevk düşkünlüğü geçti. Ne der mehter marşımızda? Gâfil ne bilir neş’ve-i pür-şevk-i vegâyı, Meydân-ı celâdetteki envar-ı sefâyı, Merdân-ı gazâ
aşk ile tekbir tekbirler alınca, Titretti yine, rû-yı zemin arş-ı semâyı.
Bu vatan bayrağını bulmak için ne kanlar döküp, marşını yazmak için ne canlar verdi. Şehitler ölmez, vatan bölünmez dendi. Atalarımız için ne
yaptık? Günü gününe onları anmak, onlar adına saygı duruşunda durmak, onları hatırlamak, şiirler okumak yetti mi? Onların bundan memnun olduğuna emin misiniz?
En azından onları düşünerek cihad yolunda ne yaptınız, ey vatanına, milletine, devletine dil uzatanlar? Madem bu işi çok iyi biliyordunuz, neden çıkıp da
yönetmiyorsunuz? Siyaset yapın, hodri meydan denildiğinde kaçacak delik ararsınız. Birçoğunuz şucuyum bucuyum der. Tanımınızı vatan millet kurtulacak
bazında yaparsınız. Ama hepiniz bölünmüşsünüz. Sizi bölenler, zamanında operasyon yapılamadı dediğiniz o insanların arkasında olanlardır. Sizi uyaranlara
ise faşist, asıl bölücü, gerici diye hitap etmeniz ise şaşkınlık verici. En azından kendinize ve atalarınıza saygınız yoksa, gerçekten sizler için dünyada
iken ölümü kabullenen, ailesinden, eşinden, evlatlarından vazgeçen o insanlara saygı duyun. Dünya ile savaşıyoruz, haberiniz yok..


Yorum ekle